Bir Kadının Hayatında Yaratıcılığın Yeri

Materyal bir düzende, soyut gibi görünen bu konu hiç farkında olmasak da, hayatımızın her alanında ve içinde. Yaratıcılığımıza bakış açımız, aynı zamanda bir kadın olarak da, kendimizi ne kadar sakladığımız, ortaya koyduğumuz ve cesur olduğumuzun göstergesi.

Eskiden ve günümüzde "dişi olmak" hayatın her alanında pasif kalmak, naif ve güçsüz görünmek, karşı cinsin kurtarmasını beklemek iken; bugün öz değer duygusu, yetenek ve yaratma kapasitesini ortaya çıkaran, hem lider, hem dişi, hem çekici ve özgür dişilik kavramı bizlerle buluştu. Teknolojiye teşekkür ederiz, otantik olmayı bize bu kadar kolaylaştırdığı için.

Size bir örnek vermek istiyorum. Evin içerisindeki düzeni, mutluluğu, neşeyi ve esnekliği ailedeki herkes kadınlardan öğrenir. Bir nevi, sizler, ailenizin, yakın çevrenizin ışığısınız. Sizin neyi temsil ettiğiniz bütün ilişkilerinizi, yaşamınızı ve işinizi etkiliyor. Ancak ışık dolu bir kadın, merak, akıcılık ve yaşama sevinci uyandırır. Yapmak istediklerini yapmadığın, söylemek ve paylaşmak istediklerini paylaşmadığın zaman, sadece kendine değil; ortaya çıkmak isteyen mesajına, yakın çevrene ve bu mesajı almak isteyen insanları da mahrum bırakıyorsun.

Bedenindeki çeşitli semptomlar ile bunu fark edebilirsin. 
Kadınlığınla ve yaratıcılığınla kurduğun bağ, insanlara sınır çizmek konuları, aşırı alıcı/verici olma dengesi bedenimizin sol tarafı, cesur olup adımlar atmak ve kararlılık da bedenimizin sağ tarafı ile ilgili. Bu konuda Tami Lynn Kent'in yazdığı "Wild Feminine" ve "Wild Creative" adlı kitaplar çok aydınlatıcı. Louise Hay ve Dr Christiane Northup da benzer konulara sıkça değinen, alanlarında uzman kişiler.

Kim olmak, ne yapmak ve neyi en doğal yaptığımızı bulmak yaşamımızda çok dönüştürücü bir etkiye sahip. Bunun yanında bu bildiklerimizle ilerlemek, görünür olmak ve bolluk/bereket yaratmak da bir o kadar önemli. Benim hayalim, en doğal yapabildiğimiz şeyleri bulmamız ve bu deneyimi, bilgeliği diğerlerine aktarmamız. Böylece, ait olmadığımızı hissettiğimiz bir düzende olmak yerine, kendimiz olarak yaşam kurmaya başlarız.

Estel Bensinyor